Yeşil Enerji

Yeşil Enerji ya da Yenilenebilir Enerji kaynakları neden önemli ?
Küresel ısınmanın etkilerinin dünyadaki yaşamı tehdit edecek sınıra yaklaştığı, ekolojik dengenin de tehlikeli boyutlarda bozulduğu günümüz dünyasında doğaya zarar vermeyen enerji kaynaklarını kullanmanın önemi giderek artıyor. Yeşil enerji olarak da adlandırılan bu enerji kaynakları, dünyayı ve yaşam biçimimizi kökünden değiştirebilir.

Kaynakları doğada olan ve tükenmeyen enerji kaynakları güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal ya da yeraltı suları enerjisi, hidrolik yani akarsu enerjisidir. Bu kaynaklardan elde edilen enerji, kaynakları tükenmeyen ve doğaya zarar vermeyen yenilenebilir enerjilerdir.

Kendi doğal kaynağına zarar vermeyen yeşil enerji kaynakları arasında en fazla ve yaygın olarak kullanılan enerji güneş enerjisidir. Güneş enerjisi, kendi kaynağına hiç zarar vermeyen tam olarak yenilenebilir, yeşil enerjiler arasındadır. Büyük güneş enerjisi panelleri, ısı oluşturmak ve aydınlanma için kullanılabilir. Bu paneller, ısı ve ışık enerjisini elektrik enerjisine de çevirebilir. Bazı sistemler, güneş ya da rüzgar enerjisinin depolanabilmesine de imkan tanır.

Özellikle fosil yakıtlar yoluyla elde edilen enerji, hem yıllar içinde tükenen hem de doğaya geri dönüşsüz zarar veren bir enerji türüdür. En gelişmiş ve doğaya zararsız nükleer enerjinin de, bir kaza ya da beklenmedik bir gelişmede vereceği zarar geri dönülmez bir doğa felaketi ile sonuçlanabilir.

Rüzgar enerjisi, atmosferdeki ısı değişimi nedeniyle havanın yer değiştirmesi sonucu oluşan rüzgarların enerjisinin dönüştürülmesidir. Rüzgarda dönen paneller yoluyla, yani dönerek değirmen gibi çalışan pervaneler aracılığıyla rüzgar enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

Jeotermal enerjide ise magma tabakasına yakın olan yerlerde ısınan suyun enerjisinin dönüştürülmesidir. Bu enerji, büyük konutların ya da seraların ısıtılmasında kullanılır.

Konutlarda Yeşil Enerji

Kentsel planlama ve şehircilik alanlarında, yeşil bina ya da enerji tasarruflu konut projeleri, gün geçtikçe daha fazla gündeme geliyor. Enerji tasarrufu sağlayan binalara dünyada giderek artan bir talep bulunuyor.

Enerji tasarrufunun, gayrimenkul yatırımının karşılanması için kullanılması da mümkün. Türkiye'de toplam enerjinin yaklaşık yüzde 30'u, konut ve hizmetlerde kullanılıyor. Enerji ihtiyacının, gün geçtikçe artması öngörülüyor. 

Özellikle güneş enerjisinden pasif ve aktif olarak faydalanan bina ve yerleşim birimlerinin teşvik edilmesi ve bu yönde projeler yapılması, uzun vadede sürdürülebilir bir enerji politikası ve yaşanabilir bir çevre elde etmek için yararlı görülüyor. 

Binalarda ve konutlarda yapılacak etkili yalıtımın da kullanılan enerjinin miktarını azaltarak tasarrufu artıracağının altını çizen uzmanlar, yenilebilir enerjiden özellikle güneş enerjisinden üstelik düşük bir maliyetle faydalanmanın, konforu azaltmadan karbondioksit salımının azaltılmasına yararlı olacağını vurguluyor. 

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir? Avantajları ve Dezavantajları